Hastalık hastalığı / Hipokondriyazis
Hipokondriyazis, halk arasında hastalık hastalığı olarak bilinen yaygın bir psikolojik durumdur. Hipokondriyazisin temel tanımı; bireyin vücudunda herhangi bir tıbbi hastalık bulunmamasına rağmen, sürekli olarak ciddi bir hastalığa sahip olduğuna dair yoğun endişe ve korku yaşamasıdır.
Bu durumdaki birey, en ufak bedensel belirtisini dahi yanlış yorumlayarak ölümcül ya da ağır bir hastalığa yakalandığı düşüncesine kapılabilir. Hastalıkla ilgili sıkça araştırma yapar, bilgi toplar; hatta hastalıklara dair yazıları kesip saklayabilir. Bununla birlikte bulunduğu ortamlarda sürekli olarak rahatsızlığından söz eder ve farklı doktorlara başvurur. Yapılan tüm tetkik ve incelemelere rağmen hasta olmadığına ikna olmakta güçlük çeker. Bu durum zamanla bireyde yoğun bir bunaltı ve tükenmişlik hissine yol açar.
Hipokondriyazisi olan bireylerde ikincil olarak depresyon, kaygı bozuklukları, uyku problemleri gibi farklı psikolojik sorunlar da görülebilir.
Hastalık hastalığının gelişiminde çoğunlukla bireyin yaşamında deneyimlediği travmatik olaylar etkilidir. Sevilen birinin kaybı, yakının ciddi bir hastalığına tanıklık etme, ilişkisel sorunlar (boşanma), iş yaşamına dair stresler gibi durumlar hipokondriyazisi tetikleyebilir. Birey bedensel belirtilerine aşırı odaklandığı için günlük işlevselliği azalır, iş ve sosyal yaşamını ihmal edebilir ve buna bağlı olarak ruhsal çöküntü yaşayabilir.
Hipokondriyazis tedavisinde öncelikle bireyin herhangi bir organik (fizyolojik) rahatsızlığının bulunmadığının tıbbi tetkiklerle değerlendirilmesi gerekir. Fiziksel bir hastalık saptanmadığında, yaşanan belirtilerin psikolojik kökenli olduğu kabul edilir. Bu durumda bireyin bir ruh sağlığı uzmanına başvurması önemlidir.
Erken tanı büyük önem taşır; aksi hâlde hipokondriyazis zamanla farklı psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir. Tedavide psikoterapi temel yaklaşım olup, gerekli durumlarda ilaç tedavisi ile desteklenebilir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi ile bireyin olumsuz ve gerçekçi olmayan düşünceleri ele alınır, bu düşünceler daha sağlıklı ve işlevsel düşüncelerle değiştirilir. Aynı zamanda birey, kaygı verici düşüncelerle baş etme becerilerini geliştirmeyi öğrenir.